
Şiir, şehir ve şehzade
Bir dans, dam ve kavalye
Yılların şarkısı altın plakla
Çalınırken ve arsız gülüşü prensesin...
Şehzadenin başı döner de
Bir an için yıkılır tahtına.
Bir rüya görünür gerçek,
Dururken gerçek.
Serseriler sarmıştır dört bir yanını,
Ellerinde meyler,
Görelim mevla neyler...
Şarapları dökülür de yerlere
Haberleri olmaz,
İçtikleri şaraplar hediyedir devlere
Haberleri olmaz...
Şehzade gafildir,
Ölümsüzlük iksiridir meyler,
Aklından geçmese de, sanar ya...
Bir danstır sarhoşların raksı
Yamyamların dansı gibi
Makamsız, mekansız
Dans ederler müzikle, müziksiz...
Ne güzel der şehzade,
Duyduğu herşeye,
Duymak güzel olsa da
Duyduğuna olunca hürmeti...
Sarhoş bir nutuk atar:
Bu mey pırlantadır,
Şarap ölümsüzlüğe gider,
Bu dans sonsuzdan gelir,
Bu ses ilahi sestir.
Şehzade inanır,
Tek gerçek olan rüyanın yerine
Mutlak fani olan
Rüyanın gerçekliğine...
Uyanır şehzade,
Tüm gerçeklik üşüşür de beynine
Acaba kelamı silinir lügatından
Şehrine uyanır, sıcak...
Sefa Alemdaroğulları 21/03/2009 03:30
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder